Gaziantep CHP İl Başkanı Vakkas Acar, “Basınla Tanışma” adı altında bir kahvaltı programı düzenledi. Güzel… Şık… Ama gelin görün ki yine CHP’de klasikleşmiş o ayrılık rüzgârı daha programın başında bile kendini hissettirdi.
Bakıyorum, CHP’de koltuğa oturanın üstüne bir şey mi çöküyor bilmiyorum ama daha ikinci adımda ayrı baş çekme hastalığı başlıyor. Bu il başkanlığı koltuğunda bir sıkıntı var belli ki. Gelen, güç zehirlenmesine mi uğruyor, yoksa kendini partinin tek söz sahibi mi sanıyor, anlamak mümkün değil.
İl başkanı kahvaltı veriyor…
Peki partinin iki milletvekili nerede?
Haberi olmayan vekil mi olur?
Çağrılmayan milletvekili mi olur?
Sonra dönüp “AK Parti niye güçlü?” diye soruyorlar.
Cevap aslında ortada: Her zaman bir aradalar!
İl başkanı, milletvekili, belediye başkanı… Hepsi aynı masada, aynı karede, aynı hedefte. Bizim CHP’ye bakıyoruz… Nizip Belediye Başkanı bile kendi ilçesindeki programa yoğunluktan katılamıyor ama il başkanı vekilleri programa dahil etmeyi unutuyor. Bu mudur birlik? Bu mudur düzen?
Derler ya: “Nerede dirlik, orada birlik.”
CHP’de ne dirlik var ne birlik.
Bu kafayla bırakın ülkeyi yönetmeyi, partiyi yönetmek bile lüks olur.
Vekilin haberi olmadan program düzenleniyorsa, daha işin başında çuvallıyorsun demektir.
Konu bugün CHP’nin kahvaltısı değil…
Konu AK Parti’nin birlik içinde olması da değil…
Konu, CHP’nin hâlâ ders çıkarmaması.
Memleket yönetme iddiasındaki bir partinin önce kendi evinin içini düzene sokması lazım.
Çünkü siyaset masada başlar, masada biter.
Masada boş sandalyeler varsa; o masada birlik yoktur, umut yoktur.


