Gündem

ŞAMİL TAYYAR NET KONUŞTU: "BU MODEL ÜLKEYİ BÖLER!"

ŞAMİL TAYYAR NET KONUŞTU: "BU MODEL ÜLKEYİ BÖLER!"

ŞAMİL TAYYAR NET KONUŞTU: "BU MODEL ÜLKEYİ BÖLER!"
21-07-2025 18:02

Gazeteci İsmail Saymaz’ın köşesinde yer verdiği ve MHP tarafından da yalanlanmayan iddiaya göre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Cumhurbaşkanının bir yardımcısı Kürt, bir yardımcısı Alevi olsun" şeklindeki önerisi, siyaset dünyasında tartışma yarattı. AK Parti eski milletvekili  Şamil Tayyar’dan ise dikkat çeken bir çıkış geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Tayyar, etnik kimlik ve mezhep temelinde yapılacak görev dağılımının Türkiye’yi Lübnan benzeri bir yapıya sürükleyebileceğini belirterek, bunun son derece "mahzurlu ve tehlikeli" olduğunu vurguladı.

"BU ÜLKE HEPİMİZİN, MAKAMLARA KÖKENLE DEĞİL LİYAKATLE GELİNMELİ"

Tayyar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhurbaşkanının Hristiyan, Başbakanın Sünni, Meclis Başkanının Şii, vekillerin cemaatlere bölündüğü Lübnan’ı hatırlatan bu model, Türkiye’yi ayrıştırır, parçalara böler ve istikrarsızlaştırır.”

İnanç ve etnik köken üzerinden yapılacak görevlendirmenin demokratik bir yaklaşım olmadığını belirten Tayyar, hem Kürtlere hem Alevilere hem de Türklere bu tarz bir ayrıştırmanın haksızlık olacağını dile getirdi.

Tayyar, Cumhurbaşkanlığı gibi yüksek makamlara kişilerin mezhep ya da etnik kimlikleriyle değil, toplumun oyuyla ve liyakatla gelmesi gerektiğini hatırlatarak, şu örneği verdi:

“Bir Kürt veya Alevi, bırakın yardımcılığı, Cumhurbaşkanı da olabilir. Kılıçdaroğlu kazansaydı, Alevi Cumhurbaşkanı olacaktı. Ama o makama Alevi olduğu için değil, toplumsal mutabakatla sandıktan çıktığı için oturacaktı.”

Tayyar, tarihten örnekler de vererek, İnönü ve Özal gibi farklı kökene sahip liderlerin görev yaparken kimlikleri üzerinden tartışılmadığını, bu durumun toplumsal birlik adına önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.

"YENİDEN AYRIŞMAK DEĞİL, BÜTÜNLEŞMEK GEREKİR"

Paylaşımının sonunda Tayyar, Türkiye’nin 100 yıl önce farklı unsurların birleşmesiyle inşa edilen bir toplumsal dokuya sahip olduğunu hatırlatarak, bu dokuyu parçalamaya çalışmanın büyük bir yanlış olacağını ifade etti.

“Eksikliklerimizi gidermeye çalışalım ama yıkmadan, kırmadan, dökmeden.”

Şamil Tayyar’ın bu açıklaması, kamuoyunda “makamlarda etnik ve mezhebi denge gözetilsin” tartışmalarına yönelik dikkat çeken bir karşı duruş olarak değerlendirildi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER