Tarih bize her defasında aynı gerçeği hatırlatıyor: “Gelen gideni aratır.”
Bunu nereden mi çıkardım? İşte anlatayım…
Rıdvan Fadıloğlu’na Bir Özür
Şehitkamil Belediye Başkanlığı görevini 15 yıl boyunca yürüten Muhammet Rıdvan Fadıloğlu’nu, hizmetleriyle bugün daha iyi anlıyoruz. Parklarından taziye evlerine, temizlikten deprem dönemindeki şeffaf ve hızlı hizmetlerine kadar birçok konuda Şehitkamil’i örnek bir ilçe haline getirdi.
Kendisi defalarca, hatta bana da bizzat “Yeter, artık istemiyorum” diyerek başkanlığı bırakmak istediğini söylemişti. Buna rağmen çevresinin ısrarına rağmen sessizliğini korudu, hiçbir şekilde kavga gürültüye bulaşmadı. Biz zamanında haklı ya da haksız eleştirdik, sert yazılar yazdık. Ama dönüp baktığımda görüyorum ki; hiçbir gazeteciyi mahkemeye vermemiş, arkasından iş çevirmemiş, kumpas kurmamış.
Gerçekten de denildiği gibi: “Çakal gibi dostun olacağına, aslan gibi düşmanın olsun.”
Bir parantez açayım… Ekip çalışması da çok güçlüydü. Özellikle Başkan Yardımcısı Murat Özgüler, Fadıloğlu’nun en büyük destekçisiydi. Belediyede bir gün bile dedikodu, kavga, protesto olmadı. Hatta düşünün; seçim kaybedilmiş ama belediyenin kasasında 750 milyon TL nakit ve satışa hazır 20-25 arsa bırakılmış. Ne SSK borcu var, ne maliye, ne de esnafa borç. Bu tabloya gel de şapka çıkarma, gel de özür dileme.
Mehmet Yılmaz’ın Duruşu
Aynı şekilde, Ak Parti eski ilçe başkanı Mehmet Yılmaz da Gaziantep siyasetinde adam gibi adamlığını ispatlamış bir isimdi.
Her türlü kumpasa, oyuna rağmen yılmadı. Cumhurbaşkanımızın huzuruna üç kez çıkıp alnının akıyla döndü. Tek derdi, “Gaziantep’te AK Parti’yi nasıl daha güçlü hale getirebiliriz, vatandaşa nasıl hizmet edebiliriz?” sorusuydu.
Tüm oyunlara rağmen görevini bıraktı ama ne Cumhurbaşkanına ne de canı gibi sevdiği partisine küstü. Hâlâ vatandaşın içinde, teşkilatının yanında. İşte böyle insanlar siyasette iz bırakıyor.
İsmail Güler’in Çelişkisi
Gelelim bugüne…
İlçe Başkanı İsmail Güler, bir dönem CHP’li olan Umut Yılmaz’ı yolsuzluk iddiasıyla mahkemeye vermişti. O gün yerel basında kıyametler koptu. Ancak gün geldi, devran döndü. Umut Yılmaz Ak Parti’ye geçti. Havalimanında görkemli bir karşılama yapıldı. Ve bakıyorsunuz ki; dün mahkemeye veren İsmail Başkan, bugün çiçek takdim ediyor.
Ben dün yazdım: “Önce mahkemeye verdi, sonra çiçek verdi.”
Meğer Başkan Güler, mahkemeye vermekten pişman olmuş.
Ama siyasette asıl pişman olunması gereken şey, ilkelerin kaybolmasıdır. Bugün en çok özür borcumuz da, hizmet eden, arkasında temiz bir miras bırakan Rıdvan Fadıloğlu ve ekibinedir.